Gayrimenkul yatırımında yalnızca mevcut fiyatlar ve bölgedeki emsal satışlar değil, taşınmazın gelecekte yaratabileceği gelir ve değer artışı da belirleyici olmaya başladı. ARGE Gayrimenkul Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cem Gel, dijitalleşme ve yapay zekânın da değerleme süreçlerini hızla dönüştürdüğünü söyledi.
Gayrimenkul piyasasında yatırımcıların karar alma kriterleri değişiyor. Artan veri kaynakları ve piyasa koşullarındaki hızlı değişim, yatırımcıları yalnızca bir taşınmazın bugünkü değerine değil, gelecekte oluşturabileceği gelir ve değer artışı potansiyeline odaklanmaya yöneltiyor.
ARGE Gayrimenkul Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cem Gel, sektörün 2026 yılının ilk yarısındaki görünümünü ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini değerlendirdi.
Gel, yılın ilk yarısında gayrimenkul değerlemesinde veriye dayalı karar alma süreçlerinin daha fazla önem kazandığını belirterek, konutun yanı sıra ticari gayrimenkul, lojistik depolar, sanayi yapıları, arsalar ve kentsel dönüşüm projelerinde değerleme taleplerinin hareketlendiğini ifade etti.
Yatırım kararlarında gelecekteki kazanç öne çıkıyor
Gayrimenkul değerlemesinde emsal satışların artık tek başına yeterli olmadığını belirten Gel, farklı veri setlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Buna göre taşınmazın değerinin belirlenmesinde bölgedeki gelişmeler, ulaşım yatırımları, ekonomik göstergeler, imar durumu ve taşınmazın fiziki özelliklerinin yanı sıra gelecekteki kullanım ve gelir potansiyeli de dikkate alınıyor.
Gel, yatırımcıların yaklaşımındaki değişimi, “Yatırımcılar artık yalnızca mevcut piyasa değerine değil, taşınmazların gelecekteki gelir potansiyeline odaklanıyor” sözleriyle özetledi.
Yapay zekâ değerleme süreçlerine giriyor
Gayrimenkul sektöründe artan veri hacmi, değerleme şirketlerinin dijital araçlara ve yapay zekâ destekli sistemlere yönelmesini de hızlandırıyor.
ARGE Gayrimenkul Değerleme, bu kapsamda yapay zekâ destekli süreç yönetim platformu SADES’i aktif olarak kullanıyor. Sistemle belge yönetimi, veri doğrulama, analiz ve iş akışlarının dijital ortamda yürütülmesi hedefleniyor.
Gel, dijitalleşmenin değerleme uzmanlarının çalışma biçimini de değiştirdiğini belirterek, rutin operasyonların azalmasıyla uzman ekiplerin analiz, yorumlama ve mesleki değerlendirmeye daha fazla zaman ayırabildiğini söyledi.
Yapay zekâyı uzmanlığın yerine geçen bir teknoloji olarak görmediklerini belirten Gel, teknolojiyi uzman deneyimini güçlendiren hibrit bir modelin tamamlayıcı unsuru olarak değerlendirdiklerini ifade etti.
Küresel trendler Türkiye’ye de yansıyor
Türkiye’de gayrimenkul değerleme sektörünün dijital dönüşüm konusunda önemli mesafe katettiğini belirten Gel, uluslararası uygulamalarda büyük veri ve coğrafi bilgi sistemlerinin yanı sıra ESG kriterlerinin de değerleme süreçlerinde giderek daha fazla yer tuttuğuna dikkat çekti.
Sektördeki dönüşümün önümüzdeki yıllarda hızlanması beklenirken, daha fazla verinin daha kısa sürede analiz edilmesi yatırım kararlarının da daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesine imkan sağlayacak.
Ofisten konuta dönüşüm piyasayı hareketlendirebilir
Sektörün yılın ikinci yarısındaki görünümünde ise faiz oranları ve finansmana erişim belirleyici başlıklar arasında yer alıyor.
Gel, faizlerde yaşanabilecek olası bir iyileşmenin ertelenen konut ve gayrimenkul talebini yeniden harekete geçirebileceğini söyledi.
Öte yandan ofislerin konuta dönüştürülmesine imkan sağlayan düzenlemenin, özellikle ofis arzının yüksek olduğu bölgelerde gayrimenkul piyasasında yeni bir hareketlilik oluşturabileceği belirtiliyor.
Lojistik depoların yanı sıra kentsel dönüşüm bölgelerinin de yatırım açısından stratejik önemini koruyacağını ifade eden Gel, özellikle dönüşüm potansiyeli bulunan bölgelerde değerleme faaliyetlerinin öneminin artacağını kaydetti.
Hedef: Değerleme raporlarını stratejik karar aracına dönüştürmek
ARGE Gayrimenkul Değerleme, önümüzdeki beş yıllık dönemde büyüme stratejisini dijitalleşme, veri analitiği ve yapay zekâ destekli sistemler üzerine kurmayı planlıyor.
Şirketin hedefi, hazırlanan gayrimenkul değerleme raporlarının yalnızca taşınmazın bugünkü değerini ortaya koyan belgeler olmaktan çıkarak yatırımcıların, bankaların, finans kuruluşlarının ve sigorta şirketlerinin stratejik karar süreçlerinde daha etkin kullanılmasını sağlamak.
Bu dönüşümle birlikte gayrimenkul değerlemesinin de yalnızca “Bu taşınmaz bugün ne kadar eder?” sorusuna değil, “Bu taşınmaz gelecekte ne kadar değer yaratabilir?” sorusuna yanıt veren daha kapsamlı bir yapıya kavuşması bekleniyor.

Gayrimenkulde yatırımcının hesabı değişti! Artık bugünü değil geleceği satın alıyor.. yazısı ilk olarak EmlakDream‘de yayımlanmıştır.