Türkiye’de ortalama hanehalkı büyüklüğü 2008’de 4 kişiyken 2025’te 3,08’e geriledi. Tek kişilik hanelerin oranı yüzde 20,5’e yükselirken, kentleşme ve finansmana erişim koşulları konut piyasasını yeniden şekillendiriyor. Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Çelik, konut ihtiyacının yalnızca nüfus artışıyla açıklanamayacağını belirterek doğru lokasyon ve erişilebilirliğin önemine dikkat çekti.
Türkiye’de değişen aile yapısı ve artan bağımsız hane sayısı, konut talebinin niteliğini değiştiriyor. Konut üretimi ve satışlarının yanı sıra ev sahipliği oranı, hane gelirleri ve finansmana erişim de piyasadaki dengeleri belirliyor.
TÜİK verilerine göre 2025’te Türkiye’de fertlerin yüzde 57,1’i kendi evinde yaşarken yüzde 27’si kiracıydı. Kira ödemeden oturanların oranı yüzde 15, lojmanda yaşayanların oranı ise yüzde 0,9 olarak kaydedildi.
Ahmet Çelik, kira ödemeden yaşayanların önemli bir bölümünün ailelerine ait konutlarda oturduğunu belirterek, özellikle gençlerin konuta erişiminde aile mülkiyeti ve kuşaklar arası desteğin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Haneler küçülüyor, bağımsız konut ihtiyacı artıyor
Türkiye’de ortalama hanehalkı büyüklüğü 2008’de 4 kişiden 2025’te 3,08 kişiye geriledi. Toplam hane sayısı 26 milyon 977 bin 795’e ulaşırken tek kişilik hanelerin payı yüzde 20,5’e yükseldi.
Aile yapısındaki değişim de bu dönüşümü destekliyor. Çekirdek ailelerden oluşan hanelerin oranı 2014’te yüzde 67,4 iken 2025’te yüzde 62,7’ye düştü.
Çelik’e göre hanelerin küçülmesi, aynı nüfus içinde daha fazla bağımsız yaşam alanına ihtiyaç duyulması anlamına geliyor. Bu nedenle konut ihtiyacının değerlendirilmesinde yeni hanelerin sayısı, kuruluş yaşı ve konut sahibi olma koşulları da önem taşıyor.
Konut talebinde doğru lokasyon öne çıkıyor
TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 93,6’sı il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor. Kentleşmeyle birlikte konut talebi ülke geneline eşit dağılmazken bazı bölgelerde arz fazlası, bazı bölgelerde ise sınırlı arz ve güçlü talep görülebiliyor.
Bu tablo, konut yatırımlarında lokasyon seçimini daha önemli hale getiriyor. Çelik, nüfus hareketlerinin ve yeni hanelerin konuta erişim koşullarının sektörün geleceğini belirleyeceğini ifade etti.
Konut satışlarının yüzde 68’i ikinci el
TÜİK verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde 1 milyon 688 bin 910 konut satıldı. Bunların 540 bin 786’sı ilk el, 1 milyon 148 bin 124’ü ikinci el konutlardan oluştu. Böylece satışların yaklaşık yüzde 68’i ikinci el piyasasında gerçekleşti.
İkinci el satışlar mevcut konut stokunun el değiştirmesini sağlarken ilk el satışlar yeni konutların alıcılarla buluşmasını gösteriyor. Bu nedenle toplam satışların artması, konuta erişimin de kolaylaştığı anlamına gelmiyor.
Finansmana erişim ev sahipliğini etkiliyor
Konut fiyatları ve kredi koşulları, özellikle yeterli birikimi olmayan hanelerin ev sahibi olmasını zorlaştırıyor. Konut stokundaki artış da mülkiyetin daha geniş kesimlere yayılmasını tek başına sağlamıyor.
Çelik, konut piyasasının değerlendirilmesinde üretim miktarının yanı sıra hane gelirleri, finansman koşulları ve konut fiyatlarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Gayrimenkul sektöründe önümüzdeki dönemde yalnızca kaç konut üretildiği değil, bu konutların nerede bulunduğu, hangi ihtiyaçlara cevap verdiği ve farklı gelir grupları için ne ölçüde erişilebilir olduğu da belirleyici olacak.

Türkiye’de konut piyasasının dengeleri değişiyor: Ev sahibi olmak zorlaşıyor! yazısı ilk olarak EmlakDream‘de yayımlanmıştır.