Sanayi arsalarında yeni dönem! Enerji ve dijital altyapısı güçlü parseller öne çıkıyor..

Türkiye’de sanayi gayrimenkulü piyasasında yatırımcıların arsa seçim kriterleri değişiyor. Fabrika yatırımlarının yanı sıra veri merkezleri, yapay zeka altyapıları, savunma ve havacılık, batarya üretimi ile enerji depolama tesislerine yönelik talep artarken,...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de sanayi gayrimenkulü piyasasında yatırımcıların arsa seçim kriterleri değişiyor. Fabrika yatırımlarının yanı sıra veri merkezleri, yapay zeka altyapıları, savunma ve havacılık, batarya üretimi ile enerji depolama tesislerine yönelik talep artarken, enerji kapasitesi ve dijital bağlantısı güçlü parseller öne çıkıyor. Uzmanlara göre gelecekte sanayi arsaları arasındaki değer farkını yalnızca konum değil, üretime hazır altyapı belirleyecek.

Türkiye’nin sanayi gayrimenkulü piyasasında son yıllarda yaşanan sektörel dönüşüm, arsa tercihlerini de yeniden şekillendiriyor. Küresel rekabet ve artan üretim maliyetleri nedeniyle emek yoğun sektörlerde farklı üretim merkezleri gündeme gelirken, savunma sanayisi, veri merkezleri, enerji depolama, batarya ve ileri teknoloji yatırımları sanayi arsalarına yönelik yeni bir talep oluşturuyor.

Bu değişimle birlikte yatırımcıların arsa seçiminde yalnızca sanayi bölgesinde bulunma ve ulaşım bağlantılarına yakınlık gibi kriterler yeterli olmaktan çıkıyor. Enerji kapasitesi, dijital bağlantı, lojistik erişim, parsel büyüklüğü, imar durumu ve çevresel izinler giderek daha fazla önem kazanıyor.

Yatırımcının aradığı kriterler değişiyor

GABORAS Genel Müdürü Ruhi Konak, sanayi arsalarındaki dönüşümün yalnızca mevcut üretim faaliyetleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bir bölgenin yeni yatırımları çekme kapasitesinin de giderek daha önemli hale geldiğini söyledi.

Sanayi arsalarının ekonomik büyüme, üretim yatırımları ve lojistik altyapının önemli göstergelerinden biri olduğuna dikkat çeken Konak, Türkiye’nin üretim altyapısını güçlendiren yatırımlar devam ederken sanayi gayrimenkulünde de geleneksel üretim anlayışının ötesine geçen bir dönüşüm yaşandığını ifade etti.

Konak’a göre artık sanayi arsalarına yönelik talep yalnızca fabrika yatırımlarından oluşmuyor. Veri merkezleri, yapay zeka altyapıları, savunma ve havacılık teknolojileri, batarya üretimi, enerji depolama sistemleri ve lojistik merkezleri de büyük ölçekli ve güçlü altyapıya sahip parsellere ihtiyaç duyuyor.

Sanayi arsalarında bölgesel ayrışma güçleniyor

Türkiye genelinde sanayi arsalarında tek yönlü bir fiyat hareketinden söz etmenin mümkün olmadığını belirten Konak, fiyatların bölge ve parsel niteliğine göre farklılaştığını vurguladı.

Limanlara, ana ulaşım koridorlarına ve büyük tüketim merkezlerine yakın bölgelerde talebin güçlü kaldığını belirten Konak, savunma, enerji, otomotiv ve lojistik yatırımlarının yoğunlaştığı yeni sanayi hatlarında da hareketliliğin sürdüğünü söyledi.

İstanbul’a yakın sanayi bölgeleri güçlü konumunu korurken, Bursa, Ankara, İzmir ve Konya gibi üretim merkezlerinde sektörel kümelenmeler arsa talebini destekliyor.

Gebze ve Trakya hattında güçlü talep

Gebze ve çevresi, İstanbul’a yakınlığı ve güçlü lojistik bağlantıları sayesinde yüksek fiyat seviyelerinin görüldüğü sanayi bölgeleri arasında yer alıyor.

Çerkezköy-Çorlu hattında ise İstanbul’daki üretim tesislerinin daha geniş alan arayışı, otoyol bağlantıları ve lojistik yatırımları talebi destekliyor.

Bursa’da otomotiv ve makine sanayisinin oluşturduğu güçlü üretim ekosistemi sanayi arsalarına ilgiyi canlı tutarken, İzmir Aliağa’da limanlar, enerji tesisleri, petrokimya ve ağır sanayi yatırımları büyük ölçekli parselleri öne çıkarıyor.

Ankara’da savunma, havacılık ve teknoloji yatırımları; Konya’da ise makine, otomotiv yan sanayi ve tarım teknolojileri sanayi gayrimenkulü için önemli talep kaynakları arasında bulunuyor.

Bilecik yeni yatırım noktaları arasında

Sanayi yatırımlarının İstanbul çevresinin yanı sıra Anadolu’ya doğru yayılması, yeni bölgeleri de yatırımcıların radarına taşıyor.

Arsa Geliştiricisi ve Uzmanı Halil İbrahim Dindi, Kocaeli, Bilecik, Kandıra, Bolu ve Kırıkkale’nin yatırımcı ilgisinin görüldüğü bölgeler arasında bulunduğunu belirtti.

Özellikle Bilecik’in Osmaneli ve Söğüt ilçelerinde yatırımcı ilgisinin arttığını ifade eden Dindi, bölgenin İstanbul’a yakınlığı, sanayi yatırımları ve teşviklerin ilgiyi desteklediğini söyledi.

Sanayi yatırımlarının yalnızca fabrika arsalarının değerini değil, beraberinde oluşabilecek istihdam ve nüfus hareketi nedeniyle konut arsalarını da etkileyebileceğine dikkat çeken Dindi, sanayi yatırımlarıyla birlikte nüfus artışının önümüzdeki dönemde konut arsalarına olan talebi de artırabileceğini kaydetti.

Tekstil bölgelerinde sektör değişimi yaşanıyor

Sanayideki dönüşümün en belirgin hissedildiği bölgelerden birinin Denizli olduğunu belirten Dindi, emek yoğun tekstil sektöründeki bazı üreticilerin faaliyetlerini Mısır gibi farklı üretim merkezlerine taşıdığını, bazı firmaların ise farklı sektörlere yöneldiğini söyledi.

Tekstilden çıkan bazı üreticilerin otomatik kapı sistemleri ve iş makineleri gibi farklı faaliyet alanlarına geçmesi, mevcut sanayi tesislerinin kullanım biçimini de değiştiriyor.

Bu dönüşüm, boşalan tesis ve arsaların teknoloji odaklı yeni üretim alanları tarafından değerlendirilmesine imkan sağlarken, sanayi gayrimenkullerinin farklı sektörlerin ihtiyaçlarına göre yeniden kullanılmasının da önünü açıyor.

Aynı büyüklükteki arsalar arasında değer farkı açılabilir

Arsa Geliştiricisi ve Uzmanı Aslı Orhan Demiral ise devletin yatırım ve üretim teşviklerinin etkisiyle sanayi faaliyetlerinin Anadolu’ya ve İstanbul’un çeperlerine doğru yayılmasının hızlandığını belirtti.

Bu dönüşümün İstanbul’un merkezinde kalan eski sanayi bölgelerini de etkileyeceğini ifade eden Demiral, üretim fonksiyonunu kaybeden bazı alanların gelecekte ticaret, ofis, konut ve karma kullanım projelerine dönüşebileceğini söyledi.

Demiral’a göre boşalan sanayi alanlarını yalnızca yeni gayrimenkul arzı olarak değerlendirmek doğru değil. Bu alanlar aynı zamanda şehirlerin yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak öne çıkıyor.

Sanayi arsalarında altyapısı tamamlanmış, lojistik avantajı bulunan ve doğru fiyatlanan taşınmazların değerini koruduğunu belirten Demiral, üretim ve depolama ihtiyacının devam ettiği bölgelerde talebin de süreceğini ifade etti.

Yeni dönemde ‘metrekare’ tek başına yeterli olmayacak

Önümüzdeki dönemde ihracatta rekabet koşulları, devlet teşviklerinin yönü, lojistik altyapı yatırımları ve şehirlerin dönüşüm politikalarının sanayi arsalarının değerini belirleyen temel unsurlar arasında yer alması bekleniyor.

Demiral, aynı büyüklükteki iki sanayi parselinden birinin yüksek enerji kapasitesine, otoyol ve liman bağlantısına sahip olması, diğerinin ise bu imkanlardan yoksun bulunması halinde iki taşınmaz arasındaki değer farkının daha da açılabileceğine dikkat çekti.

Çünkü yeni nesil yatırımlar için yalnızca geniş bir arsa yeterli olmuyor. Yapay zeka altyapıları ve veri merkezlerinden batarya üretimine, savunma sanayisinden enerji depolamaya kadar birçok yeni yatırım alanı yüksek kapasiteli enerji, güçlü dijital bağlantı, lojistik erişim ve üretime hazır altyapı arıyor.

Sanayi arsasında yeni değer kriteri: Geleceğe hazır olmak

Sanayi arsalarının konut gayrimenkulünden farklı bir alım-satım dinamiğine sahip olduğunu belirten Ruhi Konak, yatırımcıların enerji, parsel büyüklüğü, ulaşım, çevresel izin ve imar ihtiyaçlarının sektöre göre değiştiğini söyledi.

Bu nedenle sanayi gayrimenkulündeki işlemlerin daha uzun ve seçici gerçekleşebildiğine dikkat çeken Konak, altyapısı hazır, hukuki durumu net ve üretime kısa sürede başlanabilecek taşınmazların daha kolay alıcı bulduğunu belirtti.

Buna karşılık yüksek ilave yatırım gerektiren parsellerde satış sürelerinin uzayabildiğini ifade eden Konak, önümüzdeki dönemin temel değerleme kriterlerini doğru lokasyon, güçlü enerji altyapısı, dijital bağlantı kapasitesi, lojistik erişim ve sürdürülebilirlik olarak sıraladı.

Bu tablo, sanayi gayrimenkulünde yeni dönemin yalnızca “arsa nerede?” sorusuyla açıklanamayacağını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde asıl değer farkının, geleceğin üretim ihtiyaçlarına hazır olan sanayi parselleri ile bu altyapıya sahip olmayan taşınmazlar arasında oluşması bekleniyor.

Sanayi arsalarında yeni dönem! Enerji ve dijital altyapısı güçlü parseller öne çıkıyor.. yazısı ilk olarak EmlakDream‘de yayımlanmıştır.

Emlak Dream

Sanayi arsalarında yeni dönem! Enerji ve dijital altyapısı güçlü parseller öne çıkıyor..
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Emlak Haber Al ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir