MediaCat ve Veri Enstitüsü tarafından ilk kez gerçekleştirilen Gryphus İtibar Araştırması, Türkiye’de marka itibarının nasıl oluştuğuna ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre markaların toplumsal fayda ve sosyal sorumluluk iletişimi tek başına itibar yaratmaya yetmiyor; tüketicinin günlük deneyimi, kalite ve güven algısı daha belirleyici oluyor.
İtibar, iş dünyasının en sık başvurduğu kavramlardan biri. Markalar güven, kalite, toplumsal fayda ve değerlerini öne çıkarırken, şirketler itibarlarını ölçmek ve yönetmek için çeşitli araştırmalara başvuruyor. Ancak bütün bu çalışmaların temelinde daha yalın bir soru bulunuyor: Toplum gerçekten hangi markalara ve neden itibar ediyor?
MediaCat ve Veri Enstitüsü tarafından geliştirilen Gryphus İtibar Araştırması, bu soruya Türkiye’nin yerel dinamiklerinden hareketle yanıt aradı. Araştırma, markaları önceden hazırlanmış listeler üzerinden değerlendirmek yerine, toplumun zihnindeki marka evrenini ortaya çıkararak itibarı oluşturan unsurları ve bu unsurlar arasındaki ilişkiyi inceledi.
Kısa listeyi araştırmacılar değil, toplum oluşturdu
Araştırmanın ilk aşaması Nisan 2026’da gerçekleştirildi. Türkiye’nin 18 yaş üstü nüfusunu temsil eden 2 bin 400 kişiye, herhangi bir marka listesi sunulmadan, her sektörde en itibarlı buldukları ilk üç marka açık uçlu olarak soruldu.
Katılımcıların verdiği yanıtlar yalnızca markaların kaç kez dile getirildiğine göre değil, kaçıncı sırada anıldıklarına göre de ağırlıklandırıldı. Böylece araştırmanın ikinci aşamasına geçecek kısa liste, araştırmacıların tercihleriyle değil, doğrudan toplumun verdiği yanıtlarla oluşturuldu.
Temmuz 2026’da gerçekleştirilen ikinci aşamada ise ilk araştırmadan çıkan 40 finalist marka, tamamen bağımsız 4 bin kişilik başka bir örneklem tarafından değerlendirildi. Markalar bu aşamada güven, saygı, kalite ve sosyal sorumluluk başlıklarında 0-10 arasında puanlandı.
İki aşamada toplam 6 bin 400 kişinin görüşlerinin değerlendirildiği araştırmanın sonucunda, 10 kategoride Türkiye’nin en itibarlı markaları şöyle sıralandı:
| Kategori | En itibarlı marka | Puan |
|---|---|---|
| Akaryakıt | Shell | 86,3 |
| Bankacılık | Türkiye İş Bankası | 82,1 |
| E-ticaret | Trendyol | 85,1 |
| Gıda Takviyesi | Orzax/Ocean | 79,4 |
| GSM | Turkcell | 79,6 |
| Holding | Koç Holding | 82,9 |
| Kargo | Yurtiçi Kargo | 78,4 |
| Market | Migros | 84,5 |
| Otomotiv | Mercedes-Benz | 90,5 |
| Sigortacılık | Allianz Sigorta | 82,0 |
İtibarda kalite öne çıktı, sosyal sorumluluk geride kaldı
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, kalitenin marka itibarındaki belirleyici rolü oldu.
40 finalist markanın 31’inde en yüksek puan alan boyut kalite olurken, en düşük puan alan başlık ise çoğunlukla sosyal sorumluluk olarak belirlendi. Markaların kalite ortalaması 10 üzerinden 7,28 olurken, sosyal sorumluluk puanı 6,94 seviyesinde kaldı.
Sonuçlar, tüketicilerin sosyal fayda beklentisinin olmadığı anlamına gelmiyor. Ancak araştırma, sosyal sorumluluk mesajlarının markanın temel faaliyetindeki performansla desteklenmediği durumlarda aynı ölçüde itibara dönüşmediğine işaret ediyor.
Başka bir ifadeyle, markaların anlattığı hikâyeden önce ürünün ve hizmetin gerçek hayattaki karşılığı önem kazanıyor. Verilen sözün tutulması, ürün kalitesi, ödenen paranın karşılığının alınması ve müşteri deneyimi, itibarın günlük hayattaki temel belirleyicileri arasında yer alıyor.
Tüketiciyle temas arttıkça itibar sınavı zorlaşıyor
Araştırmanın ortaya koyduğu bir başka sonuç ise tüketicinin markayla temas sıklığının itibar algısını değiştirmesi oldu.
Tüketicinin markayla daha sık, daha rutin ve doğrudan fiyat üzerinden karşılaştığı kategoriler, itibar açısından daha zorlu bir sınavdan geçiyor. Örneğin otomotiv sektöründe daha seyrek ve yüksek bedelli bir satın alma deneyimi yaşanırken, market kategorisinde tüketici markalarla haftada birkaç kez raf, fiyat ve ürün üzerinden karşılaşıyor.
Bu nedenle araştırma, kategoriler arasında yalnızca bir “en itibarlı markalar” sıralaması oluşturmakla yetinmiyor. Her kategorinin rekabet yoğunluğu, marka sayısı ve tüketiciyle temas biçiminin farklı olduğuna dikkat çekiyor.
Asıl sorunun yalnızca “Hangi marka daha yüksek puan aldı?” olmadığı, bunun yanında “Toplum bu markaya neden itibar ediyor?” sorusunun da yanıtlanması gerektiği vurgulanıyor.
Gryphus ismi nereden geliyor?
Araştırmaya adını veren Gryphus, Anadolu’dan Orta Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada farklı kültürlerde karşılık bulan mitolojik bir figürden geliyor. Kartalın başı ve kanatlarıyla aslanın gövdesini bir araya getiren Gryphus’ta, aslan yeryüzünün gücünü ve hâkimiyeti; kartal ise gökyüzünü, görüşü ve yüksekten bakabilme yetisini temsil ediyor.
Bu sembol, araştırmanın itibar yaklaşımını da yansıtıyor. Çünkü marka itibarı tek bir özellikten ya da iletişim kampanyasından değil, farklı unsurların birleşiminden ve zaman içinde oluşan toplumsal algıdan meydana geliyor.
Gryphus Summit 24 Eylül’de düzenlenecek
Araştırmanın tüm bulguları ve kategori bazındaki ayrıntılı sonuçları MediaCat’in Eylül sayısında yayımlandı.
Araştırmanın verilerinin arkasındaki hikâyeler ise 24 Eylül’de Hilton Istanbul Bosphorus’ta düzenlenecek Gryphus Summit’te ele alınacak.
Zirvede iş dünyasına yönelik içgörüler paylaşılırken, marka dünyasının yanı sıra sanat, bilim, spor ve ekonomi alanlarında Türkiye’de itibar kazanmış isimler de bir araya gelecek.
Gryphus Summit’te itibar kavramı yalnızca markalar üzerinden değil, farklı alanlarda iz bırakan kişi ve kurumların deneyimleri üzerinden de tartışılacak.
Türkiye’nin en itibarlı markaları belli oldu.. Zirvede otomotiv devi var! yazısı ilk olarak EmlakDream‘de yayımlanmıştır.