Türkiye’de yaşlı nüfus ve tek başına yaşayan 65 yaş üzerindeki kişilerin sayısı artarken, konutların da değişen demografik yapıya göre yeniden planlanması gündeme geldi. Uzmanlar, yeni konutlarda yalnızca güvenliğin değil; erişilebilirlik, ulaşım, enerji verimliliği ve karşılanabilir giderlerin de dikkate alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişim, konut sektöründe yeni ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. Yaşlı nüfusun giderek artması ve daha fazla yaşlının tek başına yaşaması, konutların tasarımından konumuna kadar birçok unsurun yeniden ele alınmasını gerektiriyor.
Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, konut üretimi ve kentsel dönüşüm çalışmalarında yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek, yaşlı bireyler için kolay kullanılabilen ve giderleri karşılanabilir konutların artırılması çağrısında bulundu.
Tek başına yaşayan yaşlıların sayısı arttı
TÜİK’in İstatistiklerle Yaşlılar verilerine göre, Türkiye’de tek başına yaşayan 65 yaş ve üzerindeki kişilerin sayısı son iki yılda önemli ölçüde arttı.
2023 yılında 1 milyon 669 bin 270 olan tek başına yaşayan yaşlı sayısı, 2025’te 1 milyon 836 bin 496’ya yükseldi. Böylece iki yılda tek başına yaşayan yaşlıların sayısı 167 bin 226 kişi, yaklaşık yüzde 10 arttı.
En az bir yaşlı bireyin bulunduğu hanelerin oranı da aynı dönemde yüzde 24,5’ten yüzde 26,1’e çıktı.
Verileri değerlendiren Özelmacıklı, konut ihtiyacının yalnızca nüfus artışı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, hanelerin yaş yapısı, yaşam koşulları ve ödeme gücünün de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Özelmacıklı, insanların ilerleyen yaşlarda da evlerini rahat kullanabilmesinin ve konut giderlerini karşılayabilmesinin konut planlamasının önemli unsurlarından biri haline geldiğini ifade etti.
Geleceğin konutları bugünden tasarlanmalı
Türkiye’nin yaşlanan nüfus yapısının gelecek yıllarda daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. TÜİK nüfus projeksiyonlarının ana senaryosuna göre yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının 2030’da yüzde 13,5’e, 2040’ta ise yüzde 17,9’a ulaşması öngörülüyor.
Bu nedenle bugün inşa edilen konutların yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre tasarlanmaması gerektiğini belirten Özelmacıklı, kolay kullanılabilen konut planlarının önemine dikkat çekti.
Basamaksız girişler, yeterli geçiş alanları ve günlük hizmetlere kolay erişim gibi unsurların tasarım aşamasında dikkate alınması gerektiğini belirten Özelmacıklı, yaşlı bireylerin alıştıkları çevrede bağımsız yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlayacak konut seçeneklerinin artırılması gerektiğini söyledi.
Asansör var ama erişim zor olabilir
Konutlarda erişilebilirliğin yalnızca asansör bulunup bulunmamasıyla ölçülmemesi gerektiğine dikkat çeken Özelmacıklı, bina girişinden dairenin iç düzenine kadar tüm alanların değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bir binada asansör bulunmasına rağmen asansöre ulaşmak için merdiven çıkılması gerekebileceğini ifade eden Özelmacıklı; ağır giriş kapıları, yüksek eşikler, dar geçişler ve kaygan zeminlerin de özellikle ilerleyen yaşlarda günlük yaşamı zorlaştırabileceğini söyledi.
Bu nedenle konut satın alırken veya kiralarken söz konusu ayrıntıların göz önünde bulundurulmasının, gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar açısından önem taşıdığına işaret etti.
Konutun konumu da yaşam kalitesini belirliyor
Yaşlı bireyler açısından konutun fiziksel özellikleri kadar bulunduğu çevrenin de önem taşıdığı belirtiliyor.
TÜİK verilerine göre tek başına yaşayan yaşlıların yüzde 14,3’ünün aynı ilde ikamet eden çocuğu bulunmuyor. Bu durum, konut seçiminde sağlık hizmetleri, eczane, market ve toplu taşıma gibi günlük ihtiyaçlara erişimi daha önemli hale getiriyor.
Özelmacıklı, aileye yakınlığın yanı sıra mahalle içindeki sosyal ilişkilerin de yaşlı bireylerin bağımsız yaşamını destekleyebileceğini belirterek, iyi konum kavramının herkes için aynı anlama gelmediğini vurguladı.
Konutun fiyatı kadar aylık gideri de önemli
Yaşlı bireylere yönelik konut planlamasında satın alma fiyatı veya kiranın tek başına yeterli bir ölçüt olmadığına da dikkat çekiliyor.
Aidat, ısınma, bakım ve ulaşım giderleri de hane bütçesinde önemli bir yer tutuyor. Özellikle emekli aylığıyla geçinen kişiler açısından düzenli konut giderlerinin öngörülebilir ve karşılanabilir olması önem taşıyor.
Özelmacıklı, bir konutun kullanımının kolay olmasının yanı sıra düzenli giderlerinin de kişinin bütçesine uygun olması gerektiğini belirtti.
Kentsel dönüşümde yaş faktörü de hesaba katılmalı
Kentsel dönüşüm ve sosyal konut projelerinde güvenli yapıların yanı sıra farklı yaş ve gelir gruplarının ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiği ifade ediliyor.
Özelmacıklı, erişilebilirliği baştan planlanan, enerji verimliliği yüksek ve bakım giderleri karşılanabilir konutların üretilmesi gerektiğini belirterek, bu yaklaşımın insanların evlerinde daha rahat yaşamalarına ve konut giderlerini karşılayabilmelerine katkı sağlayacağını söyledi.
Gayrimenkul danışmanlarının da konut seçiminde müşterilerin yalnızca bugünkü değil, gelecekteki ihtiyaçlarını da değerlendirmesi gerektiğini belirten Özelmacıklı, fiyat, metrekare ve oda sayısının yanı sıra günlük kullanım kolaylığı, çevredeki hizmetler ve düzenli giderlerin de hesaba katılması gerektiğini ifade etti.
Özelmacıklı’ya göre önümüzdeki dönemde “doğru konut” yalnızca fiyatı ve büyüklüğüyle değil, kişinin yaşamına ve bütçesine ne kadar uyum sağladığıyla değerlendirilecek.

Türkiye yaşlanıyor, konut ihtiyacı değişiyor! Yeni konutlarda bu detaylar öne çıkacak.. yazısı ilk olarak EmlakDream‘de yayımlanmıştır.