Konut kredisi kullanımlarında dosya masrafı”, “ekspertiz ücreti” ve “sigorta primleri” gibi pek çok ek maliyet kalemi ortaya çıkarken, uzmanlar da kredi çekecek olan vatandaşları bu masraflara karşı uyarıyor.
Konut kredisi kullanarak ev sahibi olmak isteyenlerin hesaplaması gereken maliyetler yalnızca aylık taksit ve faiz oranlarıyla sınırlı kalmıyor.
Bankacılık işlemleri, resmi harçlar ve zorunlu poliçeler toplam bütçeye ciddi bir ek yük getiriyor. Uzmanlar, tapu devir aşamasında finansal sürprizlerle karşılaşmamak adına bu kalemlerin önceden planlanması gerektiğini vurguluyor.
Bankaların tahsil ettiği kredi tahsis ücreti (dosya masrafı), yasal sınır gereği çekilen kredi tutarının binde 5’ini aşamıyor. Konutun piyasa değerini belirlemek için görevlendirilen bağımsız uzmanların hazırladığı ekspertiz raporu ile tapuya konulan rehin işlemi için gereken ipotek tesis bedeli de alıcının karşıladığı temel banka masrafları arasında bulunuyor.
Süreçte tekrarlanan en önemli gider gruplarından birini sigortalar oluşturuyor. Yasal olarak zorunlu tutulan DASK her yıl yenilenirken; borçlunun yaşına ve kredi tutarına göre değişen hayat sigortası ile taşınmazı risklere karşı güvenceye alan konut sigortası poliçe maliyetlerini artırıyor.
Alım satım sürecinin en büyük harcama kalemi ise beyan edilen satış değerinin yüzde 4’üne denk gelen tapu harcı oluyor. Mevzuata göre alıcı ve satıcı arasında eşit paylaştırılması öngörülse de piyasa teamülleri doğrultusunda bu tutarın tamamı ile döner sermaye bedeli çoğunlukla alıcı tarafından ödeniyor. Yüz binlerce lirayı bulabilen bu yan giderlerin baştan hesaba katılması, sürecin sorunsuz tamamlanması açısından büyük önem taşıyor.