Dem Partili Dersim Milletvekili Ayten Kordu, kira piyasasında oluşan aşırı fiyat artışlarının önüne geçmek amacıyla il ve bölgesel düzeyde azami kira bedellerinin belirlenmesine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi gerektiğine dair kanun teklifinde bulundu.
Dem Partili Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Toplu Konut Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasma Dair Kanun Teklifini gerekçesi ile birlikte Meclis’e sundu.
Söz konusu teklif ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, sendikalar, meslek odaları ve yerel yönetim temsilcilerinden oluşacak bir Kira Düzenleme Kurulu tarafından il ve bölge bazında azami kira bedelleri belirlenecek. Böylece hem mülkiyet hakkı hem de barınma hakkı arasında adil bir denge kurulması hedefleniyor.
İşte Milletvekili Kordu’nun Meclis’e sunduğu o gerekçe;
Barınma hakkı, insan onuruna yaraşır yaşamın temel unsurlarından biridir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nm 57’nci maddesi, devlete konut ihtiyacım karşılayacak tedbirleri alma yükümlülüğü vermektedir. Buna rağmen son yıllarda yaşanan ekonomik kriz, yüksek enflasyon, gelir dağılımındaki bozulma ve konut politikalanndaki yetersizlikler nedeniyle milyonlarca yurttaş için barınma hakkı erişilemez hale gelmiştir.
Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan piyasa merkezli kentleşme politikaları, konutu temel bir insan hakkı olmaktan çıkarıp yatırım ve rant aracına dönüştürmüştür. Sosyal konut üretiminin yetersiz kalması, kamusal planlamanın geri çekilmesi, konut stokunun toplumun ihtiyaçlarına göre değil piyasanın beklentilerine göre şekillenmesi ve kentsel dönüşüm uygulamalarının çoğu zaman dar gelirli kesimleri yerinden eden bir anlayışla yürütülmesimevcut krizin başlıca nedenleri arasındadır.
Ülke genelinde kira bedelleri, hanelerin aylık gelirlerinin çok üzerine çıkmış durumdadır. 2026 Ocak ayı itibariyle net asgari ücret 28 bin 75 TL olarak kalmıştır. Kiracılar, gelirlerinin neredeyse tamamını bannma masrafına ayırmak zorunda bırakılmıştır. 1 Temmuz 2024 sonrası kiralarda yeniden tüketici enflasyonunun (TÜFE) belirleyici olacağı açıklanmış, o günden bugüne kira artış oranlan yüzde 50 bandının altına hiç düşmemiştir. Öte yandan asgari ücrete artış artık senede bir yapılmakla sımrlı kalıp açlık sımnmn çok altında rakamlardadır.
Emekliler açısından da durum çok daha vahimdir. Verilen zamlar kira artışlarım bile karşılamaktan çok uzaktır. GECD verilerine göre Türkiye, 2015-2025 döneminde konut fiyatlarının en çok arttığı ülke olmuş, diğer ülkeler neredeyse yatay seyrederken Türkiye’nin konut fiyat endeksi 1250’nin üstüne çıkmıştır dolayısıyla sosyal konut ihtiyacı daha da derinleşmiştir. Bu durum sadece ekonomik bir sorun değil; aym zamanda eğitim, sağlık,çalışma yaşamı ve aile bütünlüğünü etkileyen ciddi bir toplumsal adalet sorunudur.
Nüfus büyüklüğü görece düşük olan kentlerde de benzer sorunlar giderek ağırlaşmaktadır. Bunun en somut örneklerinden biri Dersim’dir. Yerleşim alanlarmm sınırlı olduğu, konut stokunun yetersiz kaldığı ve öğrenci, memur ile dönemsel nüfus hareketliliğinin yoğun yaşandığı Dersim’de kira bedelleri son yıllarda olağanüstü düzeyde artmıştır.
Kentte birçok konutun kira bedeli asgari ücret seviyesine yaklaşmış, hatta bazı bölgelerde asgari ücretiaşmıştır. Bu durum gençlerin, emekçilerin, öğrencilerin ve dar gelirli ailelerin kentte yaşamalarım her geçen gün daha da zorlaştırmakta ve kentten göçü artırmaktadır.
Mevcut durumda konut piyasası büyük ölçüde piyasa koşullarına terk edilmiş durumdadır. Kiracıların korunmasına yönelik geçici düzenlemeler ise kalıcı çözüm üretememiştir. Kira artışlannın denetlenememesi, konutun yatırım aracına dönüşmesi ve yeterli sosyal konut üretilememesi nedeniyle barınma sorunu giderek derinleşmektedir.
Bu Kanun Teklifi ile;- Düşük gelirli yurttaşların barınma hakkımn güvence altına alınması, Sosyal konut üretiminin kamusal bir görev olarak yeniden tammlanması, TOKİ’nin sosyal konut üretme jnikümlülüğünün güçlendirilmesi,
Dar gelirli yurttaşların gelir düzeylerine uygun bedellerle güvenli konutlara erişiminin sağlanması,
– Konutun rant ve spekülasyon aracı haline gelmesinin önlenmesi,
– Bölgesel gelir düzeyleri ve yaşam maliyetleri dikkate alınarak kira piyasasında aşırı fiyat artışlarının smırlandmlması,
– Kiracılann barınma hakkımn korunması. Toplumsal eşitsizliklerin azaltılması amaçlanmaktadır.
Teklif ile aynca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, sendikalar, meslek odaları ve yerel yönetim temsilcilerinden oluşacak bir Kira Düzenleme Kurulu tarafından il ve bölge bazında azami kira bedellerinin belirlenmesi öngörülmektedir. Böylece hem mülkiyet hakkı hem de barınma hakkı arasında adil bir denge kurulması hedeflenmektedir.
KİRALAR BÖLGELERE GÖRE BELİRLENMELİ