Gayrimenkul Danışmanı Gelişim Koçu Selen Geyik, piyanın kötü olduğu şu günlerde gayrimenkul danışmanlığını düşünenler için önemli açıklamalarda bulundu.
Gayrimenkul Danışmanı Gelişim Koçu Selen Geyik, bu haftaki yazısında gayrimenkul danışmanlığını kaleme aldı. Özellikle son dönemlerde gayrimenkul danışmalığına karşı önyargıların olduğunu anlatan Geyik ”Piyasa çok kötüymüş, şimdi bu işe girilir mi? Satışlar durmuş, insanlar ev alamıyormuş.” sorusunun yanıtını açıkladı. İşte Geyik’in ”Piyasa Kötüyse, Bu Mesleğe Başlanmaz mı?” başlıklı yazısı…
Belki de mesele doğru piyasayı beklemek değil, kendini her piyasa koşulunda geliştirebilecek bir sistemin içinde olmaktır.
Gayrimenkul danışmanlığını düşünen biriyle konuştuğunuzda son dönemde benzer cümleleri duymanız mümkün:
“Piyasa çok kötüymüş.”
“Şimdi bu işe girilir mi?”
“Satışlar durmuş, insanlar ev alamıyormuş.”
Açıkçası bu endişeleri anlamamak mümkün değil. Ekonomik koşulların zorlaştığı, insanların harcamalarını daha dikkatli yaptığı ve gayrimenkul kararlarını daha uzun sürede verdiği bir dönemde yeni bir mesleğe başlamak kolay bir karar değil.
Ancak burada kendimize başka bir soru sormamız gerekiyor: Gayrimenkul danışmanlığı yapmak için piyasanın iyi olmasını mı beklemeliyiz, yoksa piyasa ne olursa olsun işini doğru yapmayı öğrenmeye mi odaklanmalıyız? Çünkü gayrimenkul sektörü her zaman aynı hızda ilerlemiyor. Bazen satışlar hızlanıyor, bazen karar süreçleri uzuyor. Bazen alıcılar daha cesur davranıyor, bazen de beklemeyi tercih ediyor. Bu döngü sektörün bir parçası.
Asıl farkı yaratan ise bu değişimlerin içinde nasıl çalıştığımız.
Piyasa iyiyken başlamak mı, mesleği doğru öğrenmek mi?Piyasanın hareketli olduğu dönemlerde satış yapmak elbette daha kolay olabilir. Talebin yüksek olduğu bir ortamda doğru fiyatlanmış bir mülk daha kısa sürede alıcı bulabilir. Fakat satışların hızlı gerçekleşmesi, danışmanın işini ne kadar iyi öğrendiğini her zaman göstermez.
Piyasa yavaşladığında ise başka beceriler önem kazanır. Doğru fiyat analizi yapmak, portföy sahibinin beklentisini yönetmek, alıcının ihtiyacını anlamak, etkili pazarlama yapmak ve müşterilerle güvene dayalı ilişkiler kurmak gerekir. Yani piyasanın zorlaştığı dönemler, mesleği öğrenmenin önemsizleştiği değil, daha bilinçli çalışmayı gerektirdiği dönemlerdir.
Bu nedenle gayrimenkul danışmanlığına başlamayı düşünen birinin yalnızca piyasanın bugünkü durumuna bakarak karar vermesi eksik bir değerlendirme olabilir. Asıl bakması gereken şey, bu mesleği hangi koşullarda, nasıl bir eğitimle ve nasıl bir çalışma sistemi içinde öğreneceğidir.
Bu meslekte farkı yaratan şey istikrarGayrimenkul danışmanlığı dışarıdan bakıldığında bir satış mesleği gibi görünebilir. Oysa satış, yapılan çalışmaların sonuçlarından yalnızca biridir. Bir danışmanın bugün tanıştığı müşteri aylar sonra ev alabilir. Bugün portföyüne aldığı bir mülkün doğru alıcıya ulaşması zaman alabilir. Bazen günlerce yapılan çalışmaların karşılığı hemen gelmez.
İşte tam bu noktada istikrar devreye girer.
İstikrar, her gün aynı sonucu almak değildir. Her gün işine aynı ciddiyetle yaklaşabilmektir. Telefonların daha az çaldığı günlerde de müşteri ilişkilerini geliştirmek, yeni insanlarla tanışmak, bölgeyi araştırmak, kendini eğitmek ve yaptığı işi değerlendirmeye devam etmektir.
Çünkü bu meslekte sonuçlar her zaman aynı hızda gelmez. Ancak düzenli çalışma alışkanlığı, zaman içinde daha güçlü bir iş yapısının oluşmasına yardımcı olur. Elbette yalnızca sabırlı olmak yeterli değildir. Sabır, doğru yöntemlerle birleşmediğinde zaman kaybına dönüşebilir. Bu nedenle istikrarın yanında eğitim, takip, ölçüm ve doğru yönlendirme de gerekir. Kısacası, mesele yalnızca pes etmemek değil; gelişerek devam edebilmektir.
Peki, yeni başlayan biri nereden başlamalı?Öncelikle şunu kabul etmek gerekir: Gayrimenkul danışmanlığına başlamak, ilk günden itibaren düzenli gelir elde etmek anlamına gelmez. Özellikle kazancın gerçekleşen işlemlere bağlı olduğu modellerde gelir düzensiz olabilir. Bu nedenle kişinin kendi finansal koşullarını değerlendirmesi ve yeterli hazırlığı yapması önemlidir.
Bununla birlikte, işe yeni başlayan birinin her şeyi tek başına öğrenmeye çalışması da gerekmez.
Doğru bir ofis ortamı, planlı bir eğitim süreci, deneyimli kişilerden geri bildirim alma imkânı ve düzenli koçluk desteği öğrenme sürecini daha sağlıklı hâle getirebilir.
Yeni başlayan biri için ilk hedef yalnızca ilk satışını yapmak olmamalıdır. Bölgesini tanımak, müşteri görüşmelerini öğrenmek, portföy analiz edebilmek, doğru sorular sormak ve sürdürülebilir bir çalışma alışkanlığı kazanmak da en az ilk satış kadar önemlidir. Çünkü mesleğe güçlü bir başlangıç yapmak, yalnızca bir fırsat yakalamak değil; o fırsatın devamını getirebilecek becerileri geliştirmektir.
Herkes için doğru zaman aynı değildirPiyasa koşullarını görmezden gelmek ne kadar yanlışsa, yalnızca piyasanın kötü olduğu düşüncesiyle bütün fırsatları ertelemek de o kadar eksik bir yaklaşım olabilir.
Bu mesleğe başlamayı düşünen birinin kendisine dürüstçe sorması gereken bazı sorular var:
Öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye hazır mıyım? İnsanlarla iletişim kurmayı, yeni ilişkiler geliştirmeyi ve düzenli çalışmayı mesleğimin bir parçası olarak görüyor muyum? Gelirimin hemen düzenli olmayabileceğini biliyor muyum? Beni destekleyecek bir eğitim ve çalışma sistemine erişimim var mı?
Bu soruların cevapları, piyasanın iyi ya da kötü olduğundan çok daha kişisel ve belirleyici olabilir.
Çünkü aynı piyasa koşullarında çalışan iki danışmandan biri plansız hareket ederken diğeri hedefleri, çalışma disiplini ve gelişim programıyla ilerleyebilir. Sonuçlarını yalnızca piyasa belirlemez; kişinin hazırlığı, uyguladığı yöntemler ve içinde bulunduğu çalışma ortamı da etkiler.
Bu, herkesin her koşulda başarılı olacağı anlamına gelmez. Ancak doğru hazırlıkla başlamak, mesleğin zorluklarını daha bilinçli yönetebilmenin önemli bir parçasıdır.
Belki de doğru soru bu değilGayrimenkul sektöründe uzun vadeli bir kariyer düşünüyorsanız, “Piyasa ne zaman düzelecek?” sorusunun yanında bir soruyu daha gündeme almakta fayda var:
“Piyasa değişene kadar ben kendimi nasıl geliştirebilirim?”
Çünkü piyasanın ne zaman hızlanacağını her zaman bilemeyiz. Ancak o gün geldiğinde ne kadar hazır olacağımız üzerinde çalışabiliriz. Bugün bölgesini öğrenen, müşteri ilişkileri geliştiren, eğitim alan, çalışma disiplinini oluşturan ve yaptığı işten geri bildirim alan bir danışman, yarının koşullarına daha hazırlıklı olabilir.
Gayrimenkul danışmanlığı kısa sürede sonuç alma vaadiyle değerlendirilmemeli. Bu meslek, zaman içinde bilgi birikimi, güven ilişkileri ve çalışma alışkanlıkları üzerine inşa edilir.
Belki de bu yüzden asıl mesele, mesleğe başlamak için kusursuz bir piyasa bulmak değildir. Asıl mesele, gerçekleri bilerek yola çıkmak, doğru yerde öğrenmek ve sonuçların geciktiği dönemlerde de gelişmeye devam edebilmektir. Çünkü iyi piyasa fırsat yaratabilir. Ama o fırsatı değerlendirebilmek için hazırlık, istikrar ve doğru bir çalışma sistemi gerekir.